Meselenin özü de bu zaten. Olmak ya da olmamak durumuna evrilebilir, bu inanma meselesi. Emperyalistlerin derdinin demokrasi getirmek olduğuna dair şimdiye kadar herhangi bir kanıt, o yönde somut bir örnek olmamasına ve tam tersi, bahanelerle girdikleri ülkeleri yakıp yıktıklarının, sömürgeleştirdiklerinin somut birçok örneği olmasına rağmen hala bazılarının, emperyalistlerin demokrasi, özgürlükler vs. getireceğini sanması, işbirlikçi, çıkarı olan, hain değilse, zeka anlamında çok sıkıntılı oldukları açıktır. Emperyalist ülkeler kendi çıkarlarını düşünür; onlar için diktatör, kral, şah, demokrat, dinci, laik, din, dil fark etmez, önemli olan kendilerine kukla olup olmamalarıdır. Bu bilinen şeyleri yazmak bile zül iken, tersini sanan, düşünen insanların olduğunu görünce hem dehşete kapılmak ve yazmak mecburi bir durum oluyor.
Yani onlarca çocuğu, sivili gözlerini kırpmadan ve bilerek, inandıkları sapkın iktidar düşünceleri için öldürenlerden medet ummak, özgürlükleri getireceklerini sanmak, iyilik beklemek dünyadaki en ahmakça ve en haince düşüncedir. Dünyadaki birçok ülkenin geri kalmasının, yoksulluğun, fakirliğin, acıların en büyük sebebi emperyalistlerdir. İpleri ellerinde olan vahşi bir sistemi insanlara dayatanlarda onlardır. Her şey gözümüzün önünde oluyor ve dünyanın nasıl bir belanın içinde olduğunu görüyoruz.. Amaçlarını anlamak için, Kapitalist sistemin nasıl işlediğini ve dünyayı kimlerin yönettiğini bilmek, yalancıyı, işbirlikçiyi, iftiracıyı o anlamda kötülüğün egemen olduğu insanı tanıyabilmek, anlayabilmek ve analiz edebilmek için, biraz muhakeme yeteneği yeterli olacaktır.
İşte! Yaşanılan son olaylar ortada. Bazı bilgilerin ifşa olduğu bu zamanlarda, oligarşik suç çetelerinin, siyonist, evanjelist, yeni dünya düzeni, şeytana tapmak vs. aslında bazılarının kökenleri ve oluşumları eskiye dayanan, kendilerince uydurdukları sapkın, saçma fikirlerle birlikte iktidarları için dünya halklarına neler yapacaklarını tahmin etmek zor değildir.. Bugünlerde yine birçok örneği olduğu gibi, haksız bir savaşı daha ‘İran savaşı’nı başlatmışlardır. Daha önce demokrasi getireceklerini söyledikleri gibi, bu savaşta da rejimi değiştireceklerini söylemişlerdir. En son Irak’a demokrasi götürdüklerinde bir milyondan fazla insanın ölümüne sebep olmuşlar, ülkenin yer altı, yer üstü zenginliklerini çalmış, kendi askeri üslerini oraya yerleştirmişlerdi… Peki neden böyle absürt, saçma yalanı söyleyebiliyorlar herkesin gözlerinin içine baka baka ve bu kadar niyetleri belliyken. Çünkü bu yalanlara inanacak, aynı zamanda onlarla çalışacak, insanların olduğunu biliyorlar. Belli bir güçteki ülkeleri dışarıdan çok zor devirebilirler; içlerindeki hainler ve onların demokrasi vs getireceğine inanan sorunlu insanlar olmazsa. Acı ama gerçek olan budur.
Dünyayı yöneten gruplar, Epstein dosyalarında kısmen deşifre olsalar da kökleri yüzyıllar öncesine dayanan bir yapılanma olduğu biliniyor. Ellerindeki zenginliği, gücü kaybetmemek için her şeyi yapabilecek durumdalar. En son yayınlanan Dünya Eşitsizlik Raporu’na göre ultra zenginlerin serveti tarihi bir artış yaşıyor. Rapora göre dünya nüfusunun yüzde 0,001’ini oluşturan 60 binden az insan, insanlığın alt yarısının tamamının sahip olduğundan üç kat daha fazla servete sahip. Durum böyleyken, bu sistemde, dünya nüfusunun büyük bir kısmı en doğal hak olan barınma ihtiyacını ve temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanmaktadır.
Bu savaş, İran halkını vurduğu kadar yine tüm dünya halklarını, yoksulları, zaten zorluklarla hayatlarını ikame edecek insanların hayatlarını daha da zorlaştırmaktadır. Dünyayı yöneten sermayelerin hoyratlıkları ve şımarıklıklarına, tehdit ve küstahlıklarına karşı dünya halkları birleşirse her şey değişecektir. Bu zor zamanda İran’ı desteklemek: hoyratlığa, caniliğe karşı bir tavır ve duruştur. Bu savaşta İran mücadele eder ve bu saldırıları püskürtürse, sömürülen, haksızlıklara uğrayan bazı ülkeler bir nebzede olsa nefes almış, aynı zamanda kurtuluş için bir umut olmuş olur.
Ez cümle, emperyalistlerin günün sonunda istediği, birçok milleti ortadan kaldırmak ve kalanları kendilerine köleleri yapmaktır. Kendi halkları içinde bile, bizler ve onlar diye ayrım yapmaktadırlar. Sayılı gruplar, aileler hoyratça her şeyi yapabilecekleri bir dünya istiyorlar. Yıllarca toplumları, bireyleri aptallaştırmak için duygudan uzak, popüler, vasat bilgilerle, kendi seçtikleri sanatçılarla, yine kendi ellerinde tuttukları medyayla, yalancı demagoglarla, siyasetçilerle halkları uyutmaya ve kandırmaya çalıştılar, kısmen başarılıda oldular. Ama artık bıçak kemiğe dayandı. Bu saatten sonra keyfince umarsız olmak, olayları yanlış okumak, kandırılmak gibi bir lüksü olamaz halkların. Emperyalizm eli ile demokrasi gelmez, getirmezler. Durumları idrak edememek, maalesef helak olmak için en büyük sebeplerden biridir.
