Takas ilkel çağlarda üretilen, avlanan ya da toplanan değerli malların karşılıklı değerler üzerine el değiştirilmesidir.
Elimdeki mal değerini piyasa ekonomisinin tüketimine göre sahibi belirler.
Sende eksik olanı tamamlamak için kurulan pazarlarda rekabet oranına göre piyasa belirlenir, yoksa ya elinde kalır yâda ucuz olduğu için takas da kaybedersin.
İlk önce “değer” nedir.?
“Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut veya somut ölçü.”
“İstenilen, bireylerin hayatlarında yol gösterici olan, değişik önem derecelerindeki durum ötesi hedefler”
“Bir şey veya kimsenin taşıdığı yüksek manevi vasıf, meziyet, kıymetli nitelik” olarak tanımlanmaktadır.
Felsefi açıdan değer, “kişilerin gereksinim duyan, isteyen bir varlık olması nedeniyle, nesneler ile bağlantısında beliren her şey” şeklinde ifade edilir.
“Değerler” insanın geleneksel olarak toplumun “iyi” ve ” doğru ” izlerini takip etmektir.
Aileden öğrendiğin “çalmayacaksın” değerini ne ile takas edersin.?
Ya da “haksızlık” yapmayacaksın değerini hangi tavırla takas edeceksin.
Sadece insanı temel değerlerden bahsetmek eksik kalır din ve toplumsal değerler de aynı şeyler üzerine kurulmuştur.
Peki öyleyse neden kemikleşmiş “iyi” değerlerin zıddı ile takas etmek zorundadır ve doğal bir davranış gibi huzur içinde yaşamaktadırlar.
Hırsızlık sadece birinin malını silahlı veya dolandırıcılık şeklinde soymak değildir.
İnsan emeğini yöneten olarak yasa çıkartıp düşük tutmakta büyük bir soygundur.
Azınlık sermaye sahiplerini korumak adına halkla karşı karşıya gelmek için hangi değerlerini takas ettin acaba.
Basit mantık fakirlikte sıkı sıkıya sarıldığın insanı, dini ve toplumsal değerler güç devşrince tam tersine dönüşmesi, kapısında köpek leşmek pahasına da olsa tavrın da diretmek yani insani değerlerinle köpekleşmeyi takas etmek nasıl bir süreç acaba.
Fakirliği bir inanç biçimi olarak benimseyen yokluğun paylaşımın peygamberin kişilik özelliklerindem bir değer olduğuna inanan kişilerin sınıf atladığı yâda “parayı bulduğu zaman” nasıl birikime gidip belki yedi sülalesine yetecek artı değer oluşturmak inanç değerlerinde zıt bir takas değilmi.
Aynı örneği toplumun farklı bir kesminden de verebilirsiniz. Devrimci kişiliği örgüt koşulları içinde oluşmuş işkenceler ve cezaevlerinde en direngen tavrı sergilemiş kişilerinde değişimi gözlenmiş eleştiri konusu yapılmıştır.
İşçi sınıfının iktidarı adına geliştirilen değerler elde edilen değerler sonucunda anlam yitimine uğramış karşı değerlerle takas edilmiştir.
İnsan öyle tek değerlerle yaşayan bir canlı değil.
Koşulları değiştiğinde değerleri de değişen bir toplumsal gerçektir.
Tabi ki bunu genelleyemeyiz.
Gerçek takas edilse de değerini kaybetmez. Yokmuş gibi yaşamak istense de imkansızdır.
Dışarıda sefaletin yokluğun, fakirliğin kol gezdiği bir toplumda bencilce yaşamak sadece kör yâda kader gözlüğü takmış insanlar için geçerlidir.
Bilimsel sonuçlar değerlerini takas eden kişilerin öyle kolayca karşı tarafı kabul etmediğini kendini buna hazırlamak için sebebler yarattığını olması gerektiğine kendini ikna etmeye çalıştığı sonucu ortaya çıkmıştır.
Öylece adapte olmak kolay değildir.
Değerler binlerce yıldır insanların sosyolojik olarak geliştirdiği bir durum dur.
Al bu değeri yerine bunu ver diyerek takas ediliyor gibi görünse de, bu bir sürecin sonucudur.
Arkadaşına yâda çoğul kullanabiliriz ihanet etmek nasıl bir değişim sürecidir.?
Aynı ortamda mücadele etmek, açlığı, zorluğu ve birçok fedakarlığı paylaştığın insanları satmak değerlerin takası değil mi.?
İşkence tezgahlarında direnen arkadaşlarını sadece dayaktan kurtulmak için ne varsa anlatmak ve serbest bırakıldığında arkadaşlarına devam eden işkenceleri bir an önce unutmak isteği ve artık sen eski sen değilsin takas ettiğin yeni bir kişiliksin.
Dürüstlük çok görece bir kavram dır, doğrudur.
Şeytan, sana iyi görünen bir tanrı olamaz mı.?
Dürüstlük derken belki de en güzel söz kime göre dürüst olmalı.
İnsan ilk önce kendine dürüst olmalı, kendi doğrularına inananan kişi iç savaşını kazanmış demektir.
Kendini kimselere ispat etmek zorunda değilsin kaya gibi sert bir kişilik kazanırsınız bu tavır da senin olumlu bir yaşam sürmesini getirir.
Değerler köpekleşmeyle takas edildiğinde hayatın bir çok alanında, televizyonlarda iktidar yanlısı sesler “yararlı salaklar” olarak roller üstlenen entelektüel, “sanatçı”, oyuncular görürüz.
Bunların fikirleri sadece poşetle gelenleri ifade etmek kemik sayısına göre havlamak görevleridir.
Şaşırmak insani bir tavırdır.
Oysa karşındaki muhalefete söylemedik şey bırakmayan gazeteci, yorumcusu, baro başkanı, siyasetci kişiliklerin birden bütün değerlendirmelerini sıfırlayıp tam tersini savunması değerlerini karşıt değerle takas ettiği en güzel örneklerdendir.
Karaktersiz bir toplumun şekillenmesi iktidar ve üst aklın istediği ve uygulamaya koyduğu yaşam şeklidir.
Umarım gençlik bu planları fark eder ve bütün yazılanları yırtar atar.
Tek umudumuz değerlerimizdir.
