Zaman Geçiyor, Mücadele Büyüyor: Beş Yılın Hikâyesi

Emeğin Serüveni beşinci yılına girdi.

Nazım Tokşen
429 views

Dışarıdan bakıldığında bir takvim yaprağının daha kopması gibi görülebilir bu. Oysa biz biliyoruz ki yazması kolay olan her yılın, yaşaması ve ayakta tutulması bir hayli zahmetlidir. Hele ki patronsuz, fonsuz, reklamsız bir hatta ısrar ediyorsanız, zaman ilerledikçe yol daralır, yük ağırlaşır. 2021 yılında bu yola çıkarken okuyucuyla aramıza hiçbir maddi ilişki sokmayacağımızı söyledik. Bu bir temenni değil, bilinçli bir tercihti. Beş yıldır bu sözün arkasında duruyoruz; tek bir geri adım atmadan.

Kurulduğumuz günden bu yana pek çok zorlukla karşılaştık. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki 2024 yılı, ekonomik anlamda en ağır sınavlarımızdan biri oldu. Ayakta kalmanın, üretmeye devam etmenin ve bunu hiçbir maddi destek almadan sürdürmenin ne demek olduğunu bu yıl bir kez daha iliklerimize kadar hissettik. Buna rağmen dijital reklam gelirlerine yönelmedik, abonelik sistemine geçmedik, Avrupa Birliği dâhil olmak üzere hiçbir kurum ve kuruluştan fon almadık. Dergimiz, yazılan yazılar nedeniyle çeşitli çevrelerin dikkatini çekti ve fon teklifleri aldı. Bu tekliflerin bazıları, açık ya da örtük biçimde, kalemimizi yönlendirmeyi hedefliyordu. Hiçbirini kabul etmedik. Kalemimizi, çizgimizi ve onurumuzu paraya değişmedik.

Bu beş yıl boyunca Emeğin Serüveni yalnızca ekonomik baskılarla değil; ihanetlerle, karalama ve ziftleme girişimleriyle de karşı karşıya kaldı. Bir dönem, alçaklar takımı bir birlik hâlinde üzerimize geldi. Yalan söylediler, iftiralar attılar, bilinçli bir şekilde bizi itibarsızlaştırmaya çalıştılar. Amaçları açıktı: Yalnızlaştırmak, susturmak ve bu hattı kırmak. Başaramadılar. Bilinmelidir ki bu alçaklar takımıyla hesaplaşma meselesi kapanmış değildir. Unutulmamıştır, ertelenmiştir. Gün geldiğinde, yapılanların hesabı mutlaka sorulacaktır.

Beş yıl boyunca bu dergiyi ayakta tutan şey ne bir sermaye gücü ne de kurumsal destek oldu. Bu dergiyi ayakta tutan; emeğini hiçbir karşılık beklemeden sunan yazarlar, editörler, redaktörler, sosyal medya emekçileri ve bizi hiç yalnız bırakmayan okurlar oldu. Yazar bulmanın giderek zorlaştığı, emeğin metaya dönüştürüldüğü bu dönemde, okuyucuyla arasına parayı sokmamış bir dergi olarak aynı hatta ısrar etmeye devam ediyoruz. Bu bir inat değil; bu, Emeğin Serüveni’nin varlık sebebidir. Dayanışmanın hâlâ mümkün olduğuna olan inancımızı buradan alıyoruz.

Bugün beşinci yılımıza girerken bir kez daha açıkça ilan ediyoruz: Emeğin Serüveni hiçbir kurumun, hiçbir fonun, hiçbir çıkar ilişkisinin parçası olmayacaktır. Okuyucuyla aramıza para girmeyecek, kalemimiz kimsenin hizmetine sunulmayacaktır. Spartaküslerin, Bedreddinlerin, Pir Sultanların, Denizlerin yürüdüğü yoldan sapmadan; korkusuz, sansürsüz ve inandığı değerler uğruna mücadele eden bir dergi olarak yolumuza devam edeceğiz.
Ne olursa olsun, bulunduğumuz hattan tek bir geri adım atmadan…
Zafere kadar daima.