Yerin Derinliklerinden Geldiler İki Güpgüzel İnsan: Tahir Çetin ve Ali Faik

Nazım Tokşen
440 views

Hayatları hak mücadelesi ile geçen, işçi ve emekçi lideri yoldaşlar Tahir Çetin ve Ali Faik İnter’e selam olsun!

Madencilerin hakları için, dur durak bilmeksizin her zorlu şarta eyvallah diyerek çabalayan, “Taşa söylenmeyecek sözleri” işiten yine de yılmadan direnen ve hak arama mücadelesini sürdüren iki bilge insanı, iki yılmaz, “gerçek” sendikacıyı kaybettik. Acılıyız, öfkeliyiz ve onlara bir hayat borçluyuz…

Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Tahir Çetin ve Sendika üyesi Ali Faik İnter’ i aramızdan alan bu elim olaya sadece bir “kaza” demek mümkün değil. Bu iki can, Soma’lı madencilerin 15 yıldır verilmeyen tazminatları için bir büyük ve uzun mücadelenin içinde yorgun, uykusuz, yollarda….  İşte bu yüzden, madencilerin haklarını vermeyen ve onları bu direnişe mecbur bırakan sitemin işlediği bir iş cinayetidir onları aramızdan alan. Evet, bu elim olayın müsebbipleri, hakları ödenmediği için insanları yollara düşüren, seslerini duyurmak için Soma’dan Ankara’ya yürüten, benzin istasyonlarında, kaldırımlarda yatıran ve Tahir Abimize ölmeden bir gün önce “Çevik kuvvet, asker, jandarma hepsi karşımızda. Neden? Bu nasıl adaletsizlik? Yeter artık! “Dedirtenlerdir. Şimdi yerin altında ölen yüzlercesinin hakkı yerde dururken, yerin üstünde iki can daha verilmiştir…

Bu canlar hayatlarının baharında, inandıkları değerler uğruna ve hakkı yenen madenciler için mücadele ederken gittiler.

Tahir Çetin 43 yaşında! “Bir fidan olarak geldiğimiz bu dünyadan koca bir çınar olarak gitmek umuduyla.” Demiş bir doğum günü mesajında…Evet, sen koca bir çınardın Tahir Abi ama gitmedin, çabuk unutanlara inat yüreğimizden, aklımızdan hiçbir zaman gitmeyeceksin.

Seni biz, hakları verilmediği için grev yapan Ermenek Maden İşçilerinin yanında, dağların başında, zorlu şartlarda devam ettirdiğin direnişte tanıdık. Mücadeleni, yılmayan azmini ve kararlılığını gördük. Başarmanın verdiği haklı gururunu da gördük. Daha önce hiç tanımadığın Ermenek maden işçileriyle, onların gasp edilen haklarının alınması için girdiğin mücadeleyi unutmamız mümkün değil. Aylarca Ermenek, Ankara, Soma arasında gidip gelmelerinin, siyasetçilerle sürekli görüşme yaparak tazminatların ödenmesi için en önde mücadele ederken çektiğin sıkıntıların da tanığıyız. Sadece Ermenek’te değil, ülkenin her yerinde hakkı yenen madencilerin yanında, günlerce, aylarca süren direnişlerinin tanığı olmaktan, kısa süre de olsa bu direnişlerden birinde yanında bulunmuş olmaktan dolayı her zaman onur duyacağız. Sana minnetimiz ve sevgimiz sonsuz.

Ali Faik İnter 26 yaşında! Babası Soma maden faciasında ki iş cinayetinde öldüğünde 6 yaşındaydı. 20 yıldır babasız…

Ali Faik de babası gibi maden işçisiydi. Babası henüz 27 yaşındayken 2002 yılında maden kazasında ölmüştü. Annesi, babasının ödenmeyen tazminatı için yıllarca mahkemelerde mücadele etti. Ali Faik “artık annemin sorumluluğunu ben aldım, mücadelemi sürdüreceğim” diyordu. Son yaşanan İzmir depreminde, Soma’dan yardıma gelen ekibin içinde Ali Faik de vardı. Enkaz altındakilere de el uzatanlardandı. Tüm yıllık izinlerini Bağımsız Maden İş Sendikası bünyesinde, işçilerin hak arama mücadelesinde, yürüyüş ve gösterilerde geçirdiğini anlatır kendisi. Çünkü işçidir, yıllık izinleri haricinde çalışmak zorundadır. Buna rağmen sadece kendisine zaman ayırmak yerine, ezilen herkes için mücadele etmeyi tercih etmiştir hayatı boyunca. Son olarak da Soma’da tazminatları yıllardır ödenmeyen madenciler için Ankara girişinde direnişteydi.

Bu genç ve bilge işçi lideri sendika üyesi yoldaşımızı, 2014 yılında Soma katliamının yaşandığı günden beri bölge de bulunan, onların hakları için pek çok koldan mücadele veren bağımsız sendikacı Başaran Aksu anlattı bize dün mezarı başında, ağlayarak… Dedi ki “Çok ince, çok özel, çok bilge ve derin bir çocuktu… Ya tertemizdi, güpgüzeldi, bambaşkaydı Ali Faik… Tüm bu hak arama mücadelesini tanımadığı babası için veriyordu. Buradan gelecek paranın peşinde değildi.” Gitti, onurlu mücadelesi yaşayacak. Onların hayatı çocuklarımıza anlatılacak, direnişleri tüm direnenlere örnek olacak….

Hayatlarını, maden işçilerinin gasp edilen hayatlarına ve haklarına adamış bu iki güzel yüreği unutmayacağız, unutturmayacağız.

“Ölümün adil olması için hayatın adil olması lazım” der ya eski bir acem şairi şiirinde.

Bu iki ölüm hiç adil olmadı…