Global Güç Dengeleri

Hayati Uçar
399 views

“Güney Afrikalı bakan Naledi Pandor; Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve BAE’nin, BRICS’e katılmayı onayladığını duyurdu.”

Dünyada dengeler değişiyor Suudi Arabistan ve Mısır BRICS katıldı. Bunu belirtirken tarihsel geçmişte sadece efendi- köle ilişkisi olan ülkeler bunlar.
1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yenilgisinden sonra İngilizler tarafından oluşturulmuş siyasi yapılar.
Amerika’ya rest çekmek anlamına gelen bu ortaklık dünyada siyasi konjonktürün hızla evrildigini güç dengelerinin bir meydan okumaya dönüştüğünü görüyoruz.
Petrodolar yani Amerika dolarının dünya garantisi Suudi petrolü idi.
Bu konuda doların garantörü Suudi iktidarı yeni konumunda bunu garanti etmeyebilir, hatta ona doğru gidiyor gibi görünüyor.
Peki dolar bu garantiden mahrum kalırsa ne olur?
Çin elinde tuttuğu doların karşılığını yen olarak talep ederse ne olur?
İşte en büyük savaş sebebi!Dünya ülkelerinin elinde değersiz bir kağıt parçası haline gelebilir.

Global dünyada yeni bir güç birliği kuruluyor.
Varşova paktı yapısına benzeyen sadece sosyalist bir yapı değil güç odaklı anti Amerika- Avrupa karşıtı.
Sanki dama taşlarında olduğu gibi beklenilmeyen bir hamle miydi?
Hiç sanmıyorum Amerika; Orta Doğu da kimin nasıl ilişkiler içinde olduğunu biliyor.
Peki bu dengelerin değişimi kimin işine yarıyor?
Rusya ve Çin’in bu dengeleri sadece askeri olarak değil siyasi ve ekonomik strateji anlamında Amerika’yı ablukaya almayı ve gücünü yok etmeyi planlıyor.
Avrupa’da Alman Nazizminin planı 3. Rich dönemini sessiz sedasız hayata geçirmek.
Winston Churchill “Avrupa’da bir daha hiçbir zaman savaş olmamalı ve Avrupa Dünya’ya diz çöktürmeli” derken burada da faşizmin ayak seslerini duyuyoruz.
Avrupa’da ülkeler Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere eski sömürü düzenlerinin tekrar kurulmasını ve Dünya egemenliğinin kendileri tarafından kurulması hayalini hiç bir zaman terk etmediler.
Avrupa; Amerika’yı kendinden sayıyor yani askeri ve insan gücünü biliyor ki istediği gibi kullanır ve Amerika’nın alt insan tipi Avrupa kökenlidir.
Geçmiş emperyal ülkelere baktığımızda İspanya, Portekiz diye başlayıp günümüzde Amerika emperyalizmi diye bitirebiliriz.
Amerika’ya gelmeden önce İngiltere “üzerine güneş batmayan ülke’ emperyalist olarak uzak doğu ülkelerinden Amerika’ya kadar geniş bir alana hükmediyordu.
Her ülkede az ve öz yani kıyıcı kararlar alabilecek asker bulundurdu.
Hindistan ve diğer ülkelerde yaptığı katliamları zaten tarih yazar.
Aynısı Fransa İtalya ve Almanya için de geçerli dünyada ki bütün savaşların ana sorumlusu emperyalizm hayalleridir.
Rusya Çin bunların da büyük emperyalist hayalleri mevcut yeni geliştirilen silahlar sadece bu amaç için kullanılacak.
Stalin’in dediği gibi ” üretilen her silah muhakkak kullanmak içindir”.
Nükleer savaş dengeleri nasıl değiştirilir dersek bunu kullanmak insanlığın sonunu getirir.
O halde nasıl karşı karşıya gelecekler,?
2. Dünya Savaşı’ndan beri aslında dünyada savaşlar devam etmektedir, bunu kronolojik savaş takvimine bakarak görebilirsiniz.
Amerika’nın NATO örgütü Rusya sosyalist dönüşümden sonra işlevini yitirmesi gereken bir yapıydı. Fakat öyle olmadı.
Uluslararası yerleşmek yada bölgesel istikrarsız sağlamak için bu gücü kullandı.
Hatta NATO ya üye olmamış Avrupa devletlerini Rus ve Çin işbirliğini göstererek korkutarak üye olmalarını sağladı.
Dünya da Amerika ve Avrupa birleşik askerî ve ekonomik gücüne sadece Rusya ve Çin ve batı ülkelerinin ambargo koyduğu Latin Amerika ve Asya ülkeleri meydan okuyor.
Savaş doların dünya da etkisini yitirmesi ve aynı zamanda Amerika’nın ekonomik parçalanmasını gerçekleştirmektir.
Amerika’da 1840 larda başlayan kuzey güney savaşı her ne kadar kuzeyin galibiyeti ile sonuçlansa da kuzeyin ağır yükünü çeken Teksas eyaleti her zaman kendini eyaletler üstü görerek başlı başına Teksas diye bir devlet kurmak istediğini hiçbir zaman saklamıyor.
Son Amerika’da  yaşanan LGBTT ve kürtaj kararları 26 eyaletin merkezi başkanlık sistemine baş kaldırıyı gündeme getirmiş ve federal polis ve jandarma Amerika başkanını dinlemiştir.
Bunu uzun uzadıya yazdım ki Amerikan federasyonu dağılmamak için bile dikkatleri dışarıda olan bir savaşa çekmek istiyor.
Amerika’nın asıl sorunu her zamanki gibi ırkçılık ve gayrisafi milli hasılanın paylaşımı ile ilgili bir sorun ve kuzey güney Savaşı’nda ana konusu buydu.
Silahlanma nasıl Sovyetler birliğinin yıkımına sebeb olsuysa aynı akıbet dünya jandarması olmak isteyen Amerika’nın da başında.
Bu önümüzde 50 yıllık süreç bir çok savaşa ve ülkelerin çöküşüne yeni ülkelerin kurulmasına neden olacak.
Bazı ülkeler silinecek başka ulusların içinde varlığını sürdürecek.
(Bu arada Amerika da kriz sürerken birden İran nerede olduğu belli olmayan Irak bölgesinde Amerika üssüne saldırdı 26 Amerika askeri öldü. Kriz yatıştı ve Amerika İran’a savaş açmak istemediğini söyledi.?)

Yaşadığımız dönemde ülkelerin her ne kadar savaş gücü kapasitesi bulunsa da saldırmazlık anlaşmaları ve işbirliği adı altında global bir savaşta ortak dayanışma ve yeni işbirliği yapacağı ülkeler aramaktadırlar.
Burada en büyük ortaklık sebebi tarihsel koşullar kan ve dil birlikteliği olmaktadır.
Ülkelerin tarihlerinde daha önce yaşadığı deneyimler iyi bir örnek teşkil ettiği için geçmişe güven diye bir eminlik var.
Aslında hangi ülke başka ülkelerin ne yapacağını biliyor.
Yunanistan Türkiye savaşı iki ülkenin de işine gelmez.
Türkiye Yunanistan’ alsa ne yapacak ekonomik ve siyasi yorgunluktan başka hiçbir şey sağlamaz.
Bu ülkeleri birbirine kırdırmak sadece uluslararası emperyalist güçlerin işine gelir.
Silah satımı, satış parasını veremesse topraklarında askerî üslere razı olması madencilik haklarını borçlu olduğu ülkelere devretmesi akabinde  siyasi tavizler  arkasından gelecektir.
Bakın biz bunları savaş olmasa da kazanabilmişiz.

Ülkeler sıcak ve soğuk savaşları bitirdi yani insanoğlu var olduğundan beri bu savaşlar devam etmiş hala da devam etmektedir.
İllaki tankların ve füzelerin kullanıldığı bir savaş görüntüsü olması gerekmez
Siyasi, ekonomik coğrafik her adım bir savaştır.
Amerika’nın ve Avrupa devletlerinin yıllarca savaşarak değil siyasi ayak oyunları ve ülkelerin istikrarsızlığı çıkarlarına daha iyi hizmet etmiştir.
Afrika altın, elmas, uranyum ve petrol gibi dev yeraltı zenginliklerine sahip fakat gelir Fransa İngiltere ve Hollanda akmaktadır.
Milyonlarca insanın ölümünden sorumlu bu ülkeler kendilerine düşman herkesi ortadan kaldırılabilirler. ( Gücü yeterse)
Fakat bu ülkeler Medeniyet kaleleridir.
Demokrasi bunlardan sorulur.
Onlar katliam yapmamıştır ülkeye demokrasi götürmüştür.
Satın alınan siyasi guruplar muhalefet ve askeri kanat buna çanak tutar çünkü kapitalizmin en büyük özelliği “bal tutan parmağını yalar” sefil bir gecekondu da oturanları saraylara taşır ve kendine köle yapar.
Bu sadece Türkiye’de olan birşey değil Ukrayna, asya ülkeleri, Araplar ve Latin Amerika’nın birçok başkanı buralardan gelmiştir.

Burada global emperyalist güçlerin zamanının geldiğini düşündüğü bir planı otuz yıl önce uygulamaya geçirdi.
“Ulus devletin yok edilmesi”
Global tek devlet düzenine doğru bir yol çiziliyor bunun için ülkelerde Millet, Ulus gibi vatanseverlik kalmamalı, bunu da en güzel o ülkenin demografik yapısını bozmak çoğunluk yapının dejenere edilmesi.
Yani bir milletin Kendi ırkı ve kültürü ile birbirine bağlayan hamurun sulandırılması bu bağlılığın daha üst bir yapıya devşirilmesi.

Bu konu da başka ülkelerde neler olduğunu bilemeyiz fakat Türkiye’de olup biten her şey bunu çok güzel örnekliyor.

Devlet işgal edildi, askeriye bertaraf, adalet, tarım, insan hakları yok edildi devleti denetleyen kurumların içi boşaldı. Anayasa yok hükmünde.

Muhalefet sadece var olma gösterisi yapmak ve zaman zaman toplumsal olarak çıkan cılız sesleri bastırmak için var.
Milliyetçilik unsurları bahçeli revize ve asimilasyon potasında eritiyor.

Devrimci kesim de mücadele sadece iyi niyetli gençlerin hayallerini süslüyor.
Parlamento içerisinde koyun derisi koltuklarda devrim diye bağırmak hoş olmalı.
Kürt hareketi kendi içine aldığı farklı devrimci fraksiyonları kendi amacı için farklı sesler olarak kullanıyor.
Bu arada Kürt hareketi uluslararası Amerika ile işbirliği yapmakta ve Amerikan generalleri ile beraber fotoğraf vermekten gurur duyuyor.
Amerika ve Avrupa’da Ortadoğu’da çatışan Kürt askerlerine yardım lojistik destek ve silah sağlanıyor.
Bütün bunlar oluşurken devrimci- sol örgütlerin baş düşmanı olan Amerika ile yolları bir yerde birleşiyor.

Ortadoğu’da IŞİD ve Kürt hareketi aynı zamanda silahlı güç olarak ortaya çıktılar birbirine karşı savaşsalar da asıl savaş Suriye yönetimine karşıydı.
Hatta kuzey ırak bölgesine Kürt hareketinin sıkıştırdığı IŞİD militanlarını Amerika Kürt hareketine koridor açtırarak Suriye bölgesine geçmesi sağlanmıştır.
Dünyanın dört bir yanından gelen ve elini kolunu sallayarak Suriye topraklarında savaşa giden ki sadece otuz bin militan Uygur özerk Cumhuriyeti’nden gelmiştir. Uçak paraları kimler tarafından ödenmiştir?

Emperyalizmin hedefler kısa vadeli olarak hesap edilmez kayıplar zayiat tazmin edilir.
Nasıl olsa ellerinde kullanılacak din argümanı hidrojen gibi gibi ölümsüz bir yakıt yakmak istediğin her yerde kullanabilirsiniz.